birlikte yaşama

n. cohabitation, common marriage, concubinage
* * *
1. cohabitation 2. living together

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • birlikte yaşama — is. Birlikte oturma, bir arada yaşama …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yaşama — is. Yaşamak işi Nasıl yaşamayı bırakmak nasıl / Bir memleket mi bu, bir elbise mi ki? F. H. Dağlarca Birleşik Sözler yaşama çabası yaşama gücü yaşama sevinci yaşama uğraşısı birlikte yaşama …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • birlikte — zf. 1) Bir arada, beraberce, hep beraber Doğrandı mübarek vatanın bağrı sebepsiz / Birlikte bugün bulmalıyız derdine çare. T. Fikret 2) Yanında, beraberinde Kitabınızı birlikte getirdiniz mi? Birleşik Sözler birlikte yaşama bununla birlikte …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • chobitation — is., Fr. chobitation Bakınız birlikte yaşama …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • düşmek — e, er 1) Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek Havada uçan kuş vurulmuş gibi birdenbire sokağa düşüyor. R. N. Güntekin 2) den Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ortak — is., ğı 1) Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar Bırakın ortağıma bir telefon edeyim. H. Taner 2) Kuma Kendi üstüne bir ortağın getirilmesi Emeti nin pek ziyade gücüne gitmişti. E. E.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.